
Ankara keçisi, uzun yüzyıllar boyunca yalnızca Ankara ve çevresinde yetiştirilmiş; bu özelliğiyle şehirle neredeyse özdeş kabul edilmiştir. Bu çalışmada seçilen doku, doğrudan bir Ankara keçisinin tiftiğinden alınmıştır. Orta Anadolu’nun kuru iklimi, bozkır bitki örtüsü ve yüksek rakımlı açık alanları; Ankara keçisinin tiftiğini nitelikli kılan temel çevresel koşulları oluşturmuştur. Bu özgün coğrafya; tiftiğin parlak, hafif ve dayanıklı bir lif hâline gelmesini sağlamış; Ankara’yı yüzyıllar boyunca tiftik üretiminde ayrıcalıklı bir konuma taşımıştır.
Ankara keçisinin tiftiğinden dokunan sof kumaşı; ince yapısı, doğal parlaklığı ve zarafetiyle özellikle Osmanlı döneminde saray çevrelerinde tercih edilen, yüksek prestijli bir tekstil ürünü olarak öne çıkmıştır. Batı dillerinde “mohair” olarak bilinen bu lif, uzun süre dünya literatüründe “Angora” adıyla anılmış; sof kumaşı Ankara’nın uluslararası ticaret ağlarında tanınmasını sağlayan başlıca ürünlerden biri olmuştur. Bu yönüyle sof; yalnızca bir dokuma ürünü değil, kentin dünya ile kurduğu ekonomik ve kültürel ilişkinin somut bir ifadesidir.


