Gordion’un hemen çevresinde yer alan Büyük Tümülüs, bu ilişkinin en güçlü simgesidir. Geleneksel olarak Kral Midas ile ilişkilendirilen bu anıtsal mezar yapısı, yalnızca Frig elitine ait bir gömü alanı değil; güç, temsil ve hafıza mekânıdır. Ahşap mezar odası, Friglerin teknik becerisini ve malzemeyle kurdukları gelişmiş ilişkiyi ortaya koyar. Bu projede seçilen Frig sanatı dokusu da, Büyük Tümülüs’te bulunan ahşap bir masadan alınmıştır. Böylece Ankara’daki Frig katmanı, Gordion’daki merkezle doğrudan bağ kuran somut bir yüzey üzerinden okunur.
Bugün Ankara’nın merkezinde yer alan bazı yükseltiler ve açık alanlar, Frig dönemine uzanan güçlü bir hafıza katmanını barındırır. Kent yaşamının tam ortasında bulunan ve uzun yıllardır Ankaralıların aşina olduğu tümülüsler, Friglerin burayı doğrudan bir Frig yerleşim ve temsil merkezi olarak kurguladığını; bu kurucu tercihin izlerinin bugün dahi Ankara’nın gündelik yaşamında, kent içinde gözlemlenebilir biçimde varlığını sürdürdüğünü gösterir. Örneğin; AŞTİ’nin hemen yanında yer alan yükselti, Frig mirasına ait bu anıtsal geleneğin günümüze ulaşan izlerinden biridir. Benzer biçimde, bugün Anıtkabir’in bulunduğu alanda da Frig dönemine ait tümülüslerin varlığı bilinmektedir. Anıtkabir’in inşa sürecinde bu alanda gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, söz konusu tümülüsleri ve bölgenin Frig dönemine uzanan tarihsel katmanını belgeleyen önemli bulgular ortaya koymuştur. Bu örnekler, Gordion’dan seçilen Frig dokusunun yalnızca bir merkez anlatısı olmadığını; Ankara kent merkezinde de süreklilik gösteren, yaşayan bir hafıza katmanı olarak varlığını koruduğunu ortaya koyar.
Frig sanatı, bu bağlamda Ankara’nın kuruluş katmanını temsil eder. Bu katman yalnızca tarihsel olarak en erken olduğu için değil; kentin mekânsal kurgusunu, çevreyle kurduğu ilişkiyi ve temsil anlayışını belirlediği için kurucudur. Frig sanatı, Anadolu’nun erken dönemleri için son derece gelişmiş bir üretim ve işçilik düzeyini ortaya koyar. Ahşap eserlerde, taş işçiliğinde ve maden sanatında görülen çok sayıdaki örnek, Friglerin teknik açıdan ileri ve malzemeyi ustalıkla işleyebilen bir uygarlık olduğunu gösterir. Gordion ve Ankara çevresinde ele geçen buluntular, Frig sanatının yalnızca sınırlı bir alana değil; gündelik eşyalardan anıtsal yapılara uzanan geniş bir üretim yelpazesine sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Frig kültürünün mitolojik dünyası, Ankara’nın kuruluşuna dair anlatılarla doğrudan ilişkilidir. Ankara adının kökenine dair yazılı kaynaklar ve efsaneler, kentin Frig dönemindeki önemini mitolojik bir çerçeveyle görünür kılar. Efsaneye göre Frigya’nın ünlü kralı Gordios’un oğlu Midas, bir gece rüyasında ilahi bir ses tarafından bir gemi çapası aramakla görevlendirilir. Bu ses, çapayı bulduğu yerde bir kent kurmasını emreder. Rivayete göre söz konusu çapa, bugünkü Ankara Kalesi’nin bulunduğu tepelerde bulunur. Bunun üzerine Midas, gemi çapası anlamına gelen “Anker” adını vererek burada bir kent kurar. Bu anlatı, Ankara’yı Frig mitolojisi içinde doğrudan kurucu bir eylemle ilişkilendirir.
Kral Midas, bu yönüyle yalnızca Friglerin siyasal gücünü temsil eden bir hükümdar değil; aynı zamanda dünyanın en bilinen mitolojik figürlerinden biridir. Özellikle altın dokunuş efsanesiyle tanınan Midas, antik dünyada zenginlik ve iktidar fikrini sembolize eden evrensel bir karakter hâline gelmiştir. Ankara’nın kuruluşunun Midas’a atfedilmesi, kentin Frig dünyasındaki sembolik değerini güçlendirirken; mitoloji ile tarih arasında kurulan bu bağ, Ankara’nın belleğinde Frig katmanının anlatılar yoluyla da süreklilik kazanmasını sağlar.
Friglerin dini inançları ve güçlü sanat üretimleri, onları Anadolu’nun en önemli erken dönem uygarlıklarından biri hâline getirmiştir. Frig inanç dünyasının merkezinde yer alan Ana Tanrıça Kybele; bereketin, doğurganlığın ve koruyucu gücün simgesi olarak hem gündelik yaşamda hem de kamusal ve kutsal alanlarda belirleyici bir rol üstlenmiştir. Kybele kültü etrafında şekillenen ritüeller, Frig toplumunun dünyayı algılama biçimini, kutsalla kurduğu ilişkiyi ve kolektif hafızasını biçimlendirmiştir. Bu inanç sistemi, Frig sanatında anıtsal kaya düzenlemelerinden küçük buluntulara kadar pek çok alanda izlenebilir. Frigler, yalnızca kendi dönemlerinde değil; kendilerinden sonra gelen birçok uygarlığı etkilemeleri bakımından da kritik bir noktada durur. İnanç pratikleri ve sanatsal üretimleri, Anadolu’da uzun süreli ve kalıcı bir etki alanı yaratmıştır.